Advert

Bu içerik 37 kez okundu.

Yaklaşık bir hafta önce Celal Bayar Üniversitesi'ne yeni Rektör atanmamasıyla ilgili bir yazı kaleme almıştım. Yazımın üzerinden iki gün geçmeden Cumhurbaşkanlığı Resmi Gazetede CBÜ'nin de içinde bulunduğu Rektör atamalarını duyurdu. Halkın merakla beklediği bir konu daha çözüme kavuşmuş oldu bu atamayla.

ŞEHİRLER İÇİN ÜNİVERSİTE NE ANLAM TAŞIYOR?

Evet hemen hemen bütün illerimizde üniversite var. Bu okullarda dekanı, rektörü, doçenti, asistanı, profesörü var. Yani topluma yön verebilecek, bir şehrin kalkınmasını sağlayacak, kültürel ve sosyolojik bakımdan şehre en üst düzeyde katkı verebilecek donanımların hepsi var. Üniversiteler, ekonomik açıdan da devletten ciddi manada destek almakta hem de döner sermaye adı altında para almaktadırlar. Ülkemizde bilir kişi denilince aklımıza hemen o işin en üst düzeyde eğitimini almış kişiler gelir aklımıza. Bunlar da hepimizin bildiği gibi üniversiteler ve onların hocalarıdır. Bugün televizyonlarda dahi en önemli konuları üniversitelerden gelen hocalar tartışmaktadır.

CBÜ'NE YENİ REKTÖR YENİ İMKANLAR

Üniversitelerde bildiğiniz gibi bir çok bölüm var. Yani halkımızın her ne sorunu olursa olsun, yapılan akademik çalışmalarla bu sorunlar çözülür. Mesela sağlık, toplumumuz neden bu kadar doktor bağımlısı oldu? Neden antibiyotik kullanımında birinci sıradayız. Bu ve buna benzer konular üniversitelerin araştırma görevi değil mi? Yine aynı şekilde çocuk gelişim bölümleri var. Ama çocuklarımızın hepsi asabi, oyun bağımlısı, hiç bir ideali olmayan, hayal aleminde gezer gibi tavırlar sergiliyorlar. Ülkemizde eğitim ne kadar geri kalmışsa da üniversitelerin yaptığı akademik çalışmalara kimse hayır diyemiyor. Her olayı siyasetle bağdaştırdığımız için   bugün hükümet cep telefonu orta okullarda yasak dese kıyamet kopuyor. Oysa Fransa gibi gelişmiş bir ülkede cep telefonu liselerde dahi yasaklandı. Bugün üniversiteden iki hoca çıkıp, akademik bir araştırma sonucu orta okullarda cep telefonunun öğrenci ve toplumsal boyutta zararlarını anlatsa kimse itiraz edemez.

YENİ REKTÖR MANİSA HALKI İLE ÖZDEŞLEŞMELİ

Öncelikle yeni atanan rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Ataç hocamıza Manisa'ya hoş geldiniz diyorum. Ülkemiz ve Manisa'mız için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Manisa ve halkımıza değerli projeler kazandıracağına inancımız tamdır. Bunun yanında kendisine de büyük sorumluluklar düşmektedir. Üniversitemizin hakla iç içe olmasını ve halkımızla bütünleşmesini beklemek, bizim en doğal hakkımız. Sayın rektörümüzden beklentimiz, belediyeler, STK'lar, dernekler, vakıflar, müdürlükler kısacası tüm yapılanmaları bir çatı altında çalışmaya davet edip, herkesin üzerine düşen görevi layıkıyla yapmasını koordine edip yönlendirmeye çalışmasıdır.

Artık halkımız kutuplaştıran değil, uzlaşmacı olan siyasetçi ve devlet adamları görmek istiyor. Biliyorsunuz devlet geleneğinde görev devir teslimlerinde bazı yazılı olmayan kurallar vardır.

CBÜ'nde dün tören yapıldı. Gönül isterdi ki iki rektör de orada olsun ve saygı sevgi içerisinde makamlarını devir teslim etsin. Eski rektörün bu törene katılmaması, yeni gelen rektöre karşı hoş olmamıştır. Devlet adamı saygınlığı geleneğine ters düşmüştür. Bu konu yeni rektöre sorulunca, nezaketini bozmadan onun kendi tercihidir deyip, konunun başka mecralara taşınmasını engellemiştir. Kurumların birbirinden habersiz ve kapris dolu tavırlar kalkmalı artık. Bulunduğu makamları kendi güçleri gibi görenler, siyasi gücü arkasında hissedenler, biz iktidarız bizim dediğimiz olur mantığıyla iş yapanlar düşüncesinde olanlar bir an evvel kendilerini toparlamalı ve bu şehir için kendi egolarından derhal vazgeçmelidirler.

Son olarak yeni rektörümüze tekrar hayırlı olsun dileklerimi sunuyor ve kendisine başarılar diliyorum.Üniversite ve Manisa halkı olarak,el ele büyük başarı ve projelere imza atmayı umut ediyorum.

Saygılar

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca
Yakın
Yakın "Gazilerimiz Gururumuzdur"